“Korkuyla Büyüyen Nesil: Okul Saldırıları ve Toplumsal Sorumluluk”
Okul dediğimiz yer, bir çocuğun dünyaya açıldığı ilk kapıdır. Güvenle girip umutla çıktığı bir alan olması gerekir. Ancak son dönemde art arda gelen okul saldırıları, bu en temel güven duygusunu sarsıyor. Artık aileler çocuklarını okula gönderirken sadece başarıyı değil, güvenliği de düşünmek zorunda kalıyor.
Şanlıurfa'dan gelen o uğursuz haberin şokunu henüz atlatamamışken, bu kez de Kahramanmaraş'taki okul saldırısıyla kanımız dondu.
Bu tür okul saldırılarının çokça yaşandığı ABD, Avrupa, İskandinav ülkeleri örnekleri iyi araştırılmalı. Oralardan dersler çıkarılmalı. Şimdi kendi acılarımıza ahlanıp vahlanarak kahrediyoruz.
Türkiye’de genellikle olay olduktan sonra konuşuyoruz. Güvenlik sadece kapıya konulan bir görevliyle sağlanmaz. Güvenlik; fark eden, anlayan ve zamanında müdahale eden bir sistemle sağlanır.
Bugün okul saldırılarını konuşuyorsak, aslında daha büyük bir soruyu sormalıyız: Çocukları gerçekten ne kadar koruyabiliyoruz?
Öğretmen öğrencilerine siper ediyor kendini. Bir okul…
Bir anda hastane koridoruna dönüyor.
Birçok noktadan başlamak gerekiyor ama en başta sosyal medya ve televizyonlar…
Bütün ekranları kuşatan ve sadece mafyayı değil, sorunları silahla ve şiddetle çözmeyi özendiren sayısız dizinin…
Eğitimi bilgi aktarma vasıtası, sınav kazanma ve diploma alma mekanizması olmaktan çıkarılmalı.
Çünkü mesele sadece bugünün değil, yarının da meselesi. Korkuyla büyüyen bir neslin, sağlıklı bir toplum inşa etmesi mümkün değil.
Artık tepkisel değil, önleyici bir yaklaşım şart. Aksi halde bu “sessiz kriz” daha da büyüyecek.
Eskiden öğretmen-öğrenci ilişkisi daha mesafeli, disiplin odaklı ve "saygı-boyun eğme" üzerine kuruluyken, günümüzde daha demokratik, rehberlik odaklı, yakın ve eşitlikçi bir yapıya dönüşmüştür. Eskiden veliler öğretmenleri sorgulamazken, şimdi veli-öğretmen işbirliği (veya bazen çatışması) ön plandadır.
Çoğu öğretmen , veliler tarafından yeteri kadar desteklenmediklerini düşündükleri için onlardan şikayetçi.. Aynı şekilde veliler de eskisi kadar öğretmenlere güvenmiyor.
Bu durumda da çocuk zarar görüyor.
Veli ile öğretmen işbirliği yapmadıkça, sürdürülebilir başarıyı yakalamak mümkün değil.
MURAT ATTEPE....