01 Aralık 2022

Güçyetmez’den iktidarın konut projesine eleştiri: Maliyetine satılsa bile alınabilir olmaktan uzak!

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Gaziantep Şube Başkanı Burkay Güçyetmez, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan yeni sosyal konut projesini değerlendirdi. Güçyetmez, "Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesi olarak sunulan projede konutlar maliyetine satılsa bile orta ve alt gelir grubundaki yurttaşların konuta ulaşımı kolay olmayacaktır. Ayrıca proje ile kiraların ve ev fiyatlarının düşeceği beklentisi de gerçekçi değil" dedi.

haber/Photo_1663501152221.jpg

Birinci unsur inşaat maliyetleri, diğeri ise gayrimenkulün toplum tarafından bir yatırım aracı olarak görülmesi/kullanılmasıdır. İnşaat maliyetlerinin Temmuz itibarıyla TÜİK verilerine göre %115 civarında artmış olması ile malzeme + işçilik maliyetlerinin düşmesi veya sabit kalması yönünde herhangi bir belirtinin olmaması konut fiyatlarını yukarı yönlü zorlamaktadır.  Diğer yandan faiz ve kur üzerindeki baskılar ve diğer yatırım alanlarına olan güvensizlik az ya da çok birikim sahibi yurttaşları gayrimenkule doğru yönlendirmektedir. Bu durum da konut fiyatlarının yukarı yönlü hareketine vesile olmaktadır. Son bir yılda konut piyasasında her ne kadar spekülatif hareketler olsa bile, konut fiyatları faiz-kur-enflasyon dengesizliklerinin yaşanmaya başladığı dönemden itibaren sıçrama yaparak artmıştır. Sonuç olarak, konut sorunu makroekonomik sorunların bir yansımasıdır.  Son 20 yılda konut sahipliği oranı %61’den %58’e düşmüştür."

PLANLAMA İLE İLGİLİ TEREDDÜTLER GİDERİLMELİ

Projenin planlamasıyla ilgili tereddütlerin de bulunduğuna dikkat çeken Güçyetmez, "Plansız yeni bir faaliyet mi başlatılıyor?" sorusunun akla geldiğini ifade etti. Güçyetmez, şunları söyledi:

"Planlamaya ilişkin bir başka tereddüt noktası, 500 bin konutun yapılacağı alanlar ile 250 bin konutluk arsaların yerlerdir. Bu alanlar kent bütünselliği ve afet riskleri içerisinde düşünülmesi ve planlanması gereken alanlardır. Planlama çalışmaları, karmaşık ve zaman isteyen çalışmalardır.Mekansal planlar hazırlanırken, fiziki, doğal, sosyal, ekonomik, demografik yapı gibi yöreye özgü güncel verilerin elde edilmesi, bunların sentezlenerek sonuçlarının plan kararlarına yansıtılması, mevcut plan kararlarının değiştirilmesi sürecinde de bu verilerin, değişikliklerin niteliğine göre güncellenmesi ve bu analizlerin ışığında karar üretilmesi gerekmektedir.

Bu süreçte yerleşme bütününden kopuk, uyumsuz proje yaklaşımları yerine planlama bütünü ön plana çıkarılmalıdır. Kentsel altyapı, ulaşım planları/sistemleri ile uyumlulaştırma sağlanmalıdır.  Kısaca TOKİ konutlarında sıkça yaşanan sorunlarından kaçınılmalıdır. Ayrıca ucuza mal etme uğruna kaliteden ödün verilmemelidir. Sosyal konut demek kalitesiz konut anlamına gelmemektedir. Bugün konut piyasasında ne yazık ki “TOKİ Standardı” diye bir kavram gelişmiştir. Bu kavram hem malzemede hem de işçilikte en düşük kaliteyi, en vasıfsız işleri tarif etmektedir. TOKİ bu imajı pekiştirmekten kaçınmalıdır.  Gerek planlama gerekse yaşanabilir uygun nitelikte mekanlar üretme ön hazırlık, yerel yönetimlerle iş birliği ve zaman gerektiren çalışmalardır. Ancak projenin tanıtım biçimi ve öngördüğü takvimler değerlendirildiğinde, plansız bir faaliyet olacağını düşündürmektedir."