YAZARLAR

Bayram Geldi Ama Sevinç Gelmedi

 

Öncelikle başta Gaziantepli hemşehrilerimiz olmak üzere tüm Sonnokta ailesinin ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı yürekten kutluyorum. Ancak ne yazık ki bu bayrama geçmiş yıllardaki heyecanla değil, ekonomik kaygılarla giriyoruz.

Çünkü artık insanların gündeminde bayram sevinci değil, geçim sıkıntısı var…

Bir zamanlar Kurban Bayramı yaklaşınca şehirlerin havası değişirdi. Sokaklarda ayrı bir hareketlilik olur, çarşı pazarda yoğunluk yaşanırdı. İnsanlar günler öncesinden hazırlığa başlar, evlerde tatlı telaşı olur, çocuklar bayramlık heyecanı yaşardı. Kurban pazarlarında pazarlık sesleri yükselir, insanlar ibadetini yerine getirmenin huzurunu yaşardı.

Şimdi ise vatandaşın büyük bölümü market raflarındaki fiyat etiketlerine bakıp sessizce geri dönüyor.

Eskiden bayram yaklaşırken insanlar “Ne alacağız?” diye konuşurdu. Bugün ise “Nasıl geçineceğiz?” sorusu herkesin ortak derdi haline geldi.

Çünkü hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor. Alım gücü eriyor. Maaşlar daha cebe girmeden bitiyor.

Özellikle emeklilerin yaşadığı tablo artık gerçekten düşündürücü bir noktaya ulaştı. Yıllarca çalışıp emek veren insanlar bugün aldıkları maaşla temel ihtiyaçlarını karşılamakta bile zorlanıyor. Bir emekli düşünün… 20 bin lira maaş alıyor ama kira, elektrik, doğalgaz, market derken ayın ortasını görmek bile zorlaşıyor. Böyle bir ortamda kurban kesmek, bayram alışverişi yapmak artık birçok aile için lüks haline gelmiş durumda.

İşte tam da bu yüzden eski bayramların tadı kalmadı.

Biz bunu haftalardır yazıyoruz… Piyasada sıcak para dönmüyor. Esnaf eski hareketliliği göremiyor. İnsanlar alışveriş yapmaktan kaçıyor. Çünkü vatandaş artık keyfi harcamayı tamamen bırakmış durumda.

Gaziantep gibi üretimin, ticaretin ve sanayinin güçlü olduğu bir şehirde bile çarşıların eski yoğunluğunu kaybetmesi aslında ekonomik tablonun en net göstergesidir.

Eskiden bayram öncesi Bakırcılar Çarşısı sabaha kadar hareketli olurdu. Tatlıcıların önünde kuyruklar oluşurdu. Kunduracılar, tekstilciler, kuruyemişçiler… Herkes yoğun çalışırdı.

Şimdi ise birçok esnaf dükkânının önünde müşteri bekliyor.

Çünkü insanlar artık ihtiyaçlarını bile ertelemek zorunda kalıyor.

Bir anne çocuklarına bayramlık almak için fiyat hesaplıyor. Bir baba kurban kesememenin mahcubiyetini yaşıyor. Bir emekli torununa vereceği harçlığı düşünerek üzülüyor.

En acı olan da şu… Eskiden bayram sofraları kalabalık olurdu. Şimdi insanlar misafir ağırlamanın bile maliyetini düşünmeye başladı.

Bayramlar sadece dini günler değildir. Bayramlar aynı zamanda toplumun ekonomik durumunu da gösterir. Eğer bir ülkede insanlar bayram öncesi alışveriş yapamıyorsa… Çocuklar eski heyecanı yaşayamıyorsa… Esnaf bayramdan umutlu değilse… Orada ciddi bir ekonomik sıkıntı vardır.

Bugün vatandaşın en büyük sorunu geçim derdi olmuş durumda. İnsanlar artık geleceği değil, günü kurtarmaya çalışıyor. Ay sonunu getirmek bile büyük mücadeleye dönüşmüş durumda.

Eskiden insanlar bayram tatili planı yapardı. Şimdi market hesabı yapıyor.

Eskiden çocuklar bayram harçlığını heyecanla beklerdi. Şimdi aileler çocuklarının isteklerini nasıl karşılayacağını düşünüyor.

Aslında mesele sadece ekonomik değil… Toplumun moral gücü de zayıflıyor. İnsanların umutları azalıyor. Hayat pahalılığı sadece cebimizi değil, sosyal hayatımızı da etkiliyor.

Çünkü ekonomik sıkıntı arttıkça insanlar içine kapanıyor. Akraba ziyaretleri azalıyor. Sosyal yaşam daralıyor. Bayramların ruhu kaybolmaya başlıyor.

Oysa bu millet zor zamanlarda bile paylaşmayı bilen bir millettir. Komşusunu düşünen, sofradaki ekmeğini paylaşan bir toplumdur. Ama bugün gelinen noktada insanlar önce kendi ayakta kalma mücadelesini veriyor.

Bir başka gerçek daha var… Piyasadaki durgunluk sadece vatandaşı değil, esnafı da ciddi şekilde etkiliyor. Birçok işletme ayakta kalma savaşı veriyor. Sanayide konkordatolar konuşuluyor. Küçük esnaf artan maliyetler karşısında zorlanıyor. Ekonomik çarklar eski gücüyle dönmüyor.

Ve bütün bunların etkisi en çok bayramlarda hissediliyor.

Çünkü bayramlar toplumun aynasıdır. İnsanların ne durumda olduğunu en net gösteren dönemlerden biridir.

Bugün sokakta yürüyen vatandaşın yüzüne baktığınızda eski bayram heyecanını göremiyorsanız… Bunun nedeni sadece zamanın değişmesi değildir. Ekonomik şartların insanları yormasıdır.

Yine de umudumuzu kaybetmemek gerekiyor.

Çünkü bu ülke daha güzel günleri de gördü. İnsanların yeniden rahat nefes aldığı, çarşıların dolduğu, çocukların mutlu olduğu günleri yeniden görmek mümkün.

Temennimiz; gelecek bayramlarda insanların yalnızca fiyatları değil, mutluluğu konuşmasıdır. Bayram sofralarının yeniden bereketle dolmasıdır. Emeklinin, işçinin, esnafın yüzünün yeniden gülmesidir.

Ve en önemlisi… Çocukların yeniden “Bayram geliyor” diyerek heyecanla uyandığı günlerin geri gelmesidir.

Tüm zorluklara rağmen paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin unutulmadığı bir bayram diliyorum.

Kurban Bayramımız mübarek olsun.