KöŞE YAZARLARI

GAZİANTEP’İN ALTYAPI GERÇEĞİ: HER KIŞ AYNI SORUN, AYNI ENDİŞE!

 

Merhaba Son Nokta okuyucuları

Gaziantep’e yine kış geldi. Takvimler kasım ayını gösteriyor. Ekim ayında başlayan yağışların önümüzdeki günlerde ve aylarda da devam etmesi bekleniyor. Yağmur, bir şehir için bereket demektir. Toprağın suya kavuşması, barajların dolması, kuraklığın sona ermesi hepimiz için sevindirici gelişmelerdir.

Ancak Gaziantep’te yağmurun başlamasıyla birlikte vatandaşların aklına artık yalnızca bereket gelmiyor. Beraberinde başka bir soru da geliyor:

Acaba bu kez hangi cadde su altında kalacak? Hangi kavşakta trafik duracak? Hangi sokakta insanlar yürümekte zorlanacak?

İşte asıl üzerinde durmamız gereken mesele tam da budur.

Gaziantep, her yağış döneminde benzer görüntülerle karşı karşıya kalıyor. Caddelerde biriken sular, göle dönen kavşaklar, taşan rögarlar, ilerlemekte güçlük çeken araçlar ve evlerine ulaşmaya çalışan vatandaşlar…

 

Geçtiğimiz yıllarda yaşanan şiddetli yağışlarda araçların sular altında kaldığına, sürücülerin ve vatandaşların zor anlar yaşadığına defalarca şahit olduk. O görüntüler hafızalarımızda hâlâ tazeliğini koruyor.

Peki, her yıl aynı sorunları konuşmak zorunda mıyız?

Bana göre Gaziantep’te belediyelerin öncelikli gündem maddelerinden biri, hatta en önemlisi altyapı olmalıdır.

Elbette yolların yapılması, parkların düzenlenmesi, kaldırımların yenilenmesi ve şehrin güzelleştirilmesi önemlidir. Ancak bütün bunlardan önce, bir şehrin görünmeyen ama en hayati hizmetlerinden biri olan altyapısının güçlü olması gerekir.

 

Çünkü altyapısı yetersiz olan bir şehirde üstyapıya yapılan yatırımların da anlamı eksik kalır.

Bir vatandaş sabah evinden çıktığında yağmur nedeniyle hangi yoldan geçeceğini hesaplamak zorunda kalmamalı. Aracını kullanırken biriken suyun içinde kalma korkusu yaşamamalı. Çocuğunu okula götüren bir anne, sokakların suyla dolup dolmayacağını düşünmemeli.

Vatandaşın beklentisi çok açık: Yağmur yağdığında hayat durmasın!

 

Burada belediyelere çok büyük sorumluluk düşüyor. Gaziantep’in merkezindeki ve ilçelerindeki yağmur suyu drenaj hatları, kanalizasyon sistemleri, mazgallar ve su tahliye noktaları kapsamlı şekilde ele alınmalı. Sorun yaşanan bölgeler tek tek tespit edilmeli, geçici müdahaleler yerine kalıcı çözümler üretilmelidir.

Üstelik bu çalışmalar yalnızca yağmur yağdığında yapılacak müdahalelerle sınırlı kalmamalı. Yağış başlamadan önce gerekli kontroller gerçekleştirilmeli, mazgallar temizlenmeli, suyun tahliyesini engelleyen noktalar belirlenmeli ve riskli bölgeler için önlem alınmalıdır.

Gaziantep büyüyor. Nüfus artıyor, yeni yerleşim alanları oluşuyor, trafik yoğunluğu her geçen gün artıyor. Böyle bir şehirde altyapı yatırımları da bu büyümeye paralel ilerlemek zorunda.

Artık mesele yalnızca bir yağmurun ardından oluşan su birikintilerini temizlemek değildir. Mesele, o suyun neden biriktiğini bulmak ve aynı görüntülerin bir daha yaşanmamasını sağlamaktır.

Belediyecilik sadece görünen hizmetlerden ibaret değildir. Asıl belediyecilik, vatandaşın günlük hayatını kolaylaştıran, onu mağdur etmeyen ve gelecekte yaşanabilecek sorunları önceden öngören hizmet anlayışıdır.

 

Şunu da açıkça ifade etmek gerekiyor: Vatandaş artık her yağmurdan sonra aynı görüntüleri görmek, aynı sorunları yaşamak ve aynı açıklamaları dinlemek istemiyor. İnsanlar çözüm bekliyor.

 

Gaziantep’in belediyelerinden beklentimiz, altyapıyı gündemin ilk sıralarına almalarıdır. Bu konuda hangi bölgede ne tür çalışmalar yapılacak, hangi sorunlar öncelikli olarak çözülecek, vatandaşla paylaşılmalıdır.

 

Çünkü bu şehir hepimizin. Yağan yağmurun berekete dönüşmesi, vatandaşın mağduriyet yaşamaması için gerekli tedbirleri almak da yerel yönetimlerin sorumluluğundadır.

 

Son sözüm şu: Gaziantep’e kış geldi. Yağmurlar başladı. Şimdi belediyeler için de altyapı konusunda harekete geçme zamanı.

 

Biz her yıl yağmurun ardından aynı manzaraları konuşmak istemiyoruz. İstediğimiz çok basit: Yağmur yağsın, bereket olsun ama Gaziantep’in yolları göle dönüşmesin.

 

Çünkü bu şehrin artık yeni bir yağmur mevsimine değil, kalıcı altyapı çözümlerine ihtiyacı var.