Gündem

KIRMIZI IŞIK, TELEFON, KORNA, PLAKASIZ ARAÇ… TRAFİKTE NELER OLUYOR?

 

Kırmızı ışıkta geçiyoruz, direksiyon başında telefon kullanıyoruz, sinyal vermeden şerit değiştiriyoruz, kornayı öfkemizin aracına dönüştürüyoruz. Üstüne bir de plakasız araçlar trafikte dolaşıyor.

Peki bütün bunlar ne zaman normal hale geldi?

Gaziantep’te trafiğe çıktığınızda artık sadece yoğunlukla değil, kuralsızlıkla da mücadele ediyorsunuz. Telefon kullananlar, kırmızı ışığı ihlal edenler, hız yapanlar, sinyal vermeden şerit değiştirenler ve yaya geçidinde yayaya yol vermeyenler…

Bir de plakasız araçlar var. Trafikte kimliği belli olmayan araçların dolaşması nasıl normal karşılanabilir?

Elbette denetimler yapılıyor. Ancak mesele sadece emniyet güçlerinin görevi değil. Asıl mesele trafik kültürümüzde.

Ehliyet alırken kuralları öğreniyoruz, direksiyon başına geçtiğimizde ise çoğunu unutuyoruz.

Öndeki araç iki saniye geç hareket ediyor: KORNA!

Işık yeni yanıyor: KORNA!

Bir araç şerit değiştiriyor: KORNA!

Trafikte tahammülü de kaybediyoruz.

Denetimler ve cezalar elbette caydırıcı olmalı. Ancak sadece ceza keserek trafik kültürü oluşturamayız. Kurallara polis gördüğümüz için değil, insan hayatına saygı duyduğumuz için uymalıyız.

Bir telefon görüşmesi bekleyebilir. Bir mesaj birkaç dakika sonra yazılabilir. Kırmızı ışıkta birkaç saniye beklenebilir.

Ama kaybedilen bir canın telafisi yok.

Trafik; sürücünün, yayanın, motosikletlinin ve bisikletlinin ortak yaşam alanıdır.

Artık hep birlikte şunu sormalıyız:

TRAFİKTE KURALSIZLIK NEREYE GİDİYOR?

Cevabı hepimiz biliyoruz.

Direksiyon başına geçtiğimizde önce anahtarı değil, sorumluluğu çevirelim. Çünkü trafikte herkesin gideceği bir yer var; ama herkesin sağ salim varması gerekiyor.