Arama

Mutluluğun Peşinde Koşarken Unuttuğumuz Şey

29/11/2025 06:53 | Son Güncelleme : 29/11/2025 08:30 | Müslüm OKATAN


Mutluluğun Peşinde Koşarken Unuttuğumuz Şey

 

Herkesin dilinde aynı kelime: mutluluk. Kimi başarıda arıyor, kimi aşkta, kimi de parayla eşleştiriyor. Yeni bir telefonun heyecanı, güzel bir evin hayali, kulağa hoş gelen sözler, ışıl ışıl kutular içinde sunulan hediyeler… Hepsi birkaç dakikalığına içimizi dolduruyor, yüzümüzde küçük bir tebessüm bırakıyor. O an gerçekten mutlu olduğumuzu sanıyoruz. Fakat sonra ne oluyor?

Sessizlik.

İşte tam orada başlıyor asıl soru. Belki de mutluluk sandığımız kadar büyük şeylerde saklı değildir. Belki o, bir sabah uyanınca içimizde sebepsiz yere beliren huzurdur. Belki çaya batırdığımız bir kurabiyenin dağılma anında gizlidir. Sevdiğimiz bir şarkının ilk notasındadır, sokakta yürürken yüzümüze çarpan rüzgârın serinliğindedir. Çok daha sade, çok daha küçük ve çoğu zaman fark etmediğimiz anlarda…

Toplum bize hep daha fazlasını öğretir: daha çok başarı, daha çok beğeni, daha fazla güzellik. Sanki eksik olduğumuzu, tamamlanmak için sürekli bir şeylere yetişmemiz gerektiğini fısıldar durur. Ancak kimse kulağımıza “Biraz daha kendin ol” demez. Oysa en gerçek mutluluk, başka biri olmaya çalışmadan yaşadığımız anlarda başlar.

Zaman içinde anlıyoruz ki, mutluluk bir hedef değildir. Hep bir yerlere vardığımızda değil, yolda olduğumuzu fark ettiğimizde gelir. Başarmak elbette güzeldir ama huzur, çoğu zaman kabul etmekte saklıdır. Kendini olduğun gibi kabul edebildiğin gün, içindeki yük hafifler, zihnindeki gürültü diner ve o aradığın his bir anda gelip yanı başına oturur.

Belki de mutluluk; büyük zaferlerin, ihtişamlı planların veya başkalarının onayının değil… Kendimiz olmaktan utanmadığımız anların adıdır.

Ve belki de biz, tüm o koşuşturmacanın ortasında, onu çoktan defalarca bulduk da fark etmeden geçip gittik.

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.