ABD-İran arasındaki ateşkes ne anlatıyor?
10/04/2026 09:50 | Son Güncelleme : 10/04/2026 12:03
| Müslüm OKATAN
ABD-İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan ve yaklaşık 5 hafta süren savaş, Pakistan’ın ara buluculuğunda varılan iki haftalık ateşkesle yeni bir evreye girdi.
ABD ile İran arasında varılan ateşkes, yalnızca iki ülke arasında silahların susması değildir; bu gelişme, aynı zamanda küresel güç dengelerinin yeniden sorgulanmasına yol açan tarihi bir dönüm noktasıdır.
İlk bakışta diplomatik bir başarı gibi görülebilir. Özellikle Pakistan’ın arabuluculuk rolü, bölgesel aktörlerin artık daha aktif ve belirleyici bir pozisyona geçtiğini gösteriyor. Ancak burada asıl soru şu: Bu ateşkes bir barışın habercisi mi, yoksa daha büyük bir fırtına öncesi sessizlik mi?
Savaşın yükünü 40 gün boyunca her zaman olduğu gibi, siviller çekti. Binlerce kişi öldü veya yaralandı, çok daha fazlası de yerlerinden edildi. Bölgenin genelinde evler, altyapı ve geçim kaynakları yok edildi.
Sürecin en kritik başlıklarından biri ise Hürmüz Boğazı üzerinden kurulan yeni denge.
İran’ın ticari gemilerin geçişine izin verme yönündeki yaklaşımı ile ABD ve İsrail’in saldırıları durdurması arasında oluşan tablo, jeo ekonomik bir dengeye işaret ediyor.
Türkiye, kendini yerli ve milli ekonomi modeline çevirmek zorundadır.
Ateşkes diplomasisine Türkiye küresel ölçekte özellikle ciddi bir enerji krizini tetikleyen bu savaşın bitmesi için Türk diplomasisinin etkili bir misyon yürüttüğünü biliyoruz.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, savaşan taraflardan ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan başta olmak üzere, 23 liderle görüşmeler yaptı.
Asıl mesele şu: Bu iki hafta, barışın kapısını mı aralayacak, yoksa savaşın sadece bir sonraki perdesine mi hazırlanıyoruz?
