ALİ YÜKSEL’DEN SİYASETE DİKKAT ÇEKEN MESAJ: “SEÇİMDEN SEÇİME KAPI ÇALMAKLA SİYASET OLMAZ”
29/09/2026 18:27 | Son Güncelleme : 29/09/2026 19:58
| Müslüm OKATAN
ALİ YÜKSEL’DEN SİYASETE DİKKAT ÇEKEN MESAJ: “GENÇLERİN ÖNÜ AÇILMALI”
Siyasetçi Ali Yüksel, siyasetin makam ve koltuk üzerinden değil, halka hizmet anlayışıyla yapılması gerektiğini belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Siyasetçilerin yalnızca seçim dönemlerinde değil, her zaman vatandaşın yanında olması gerektiğini vurgulayan Yüksel, özellikle gençlerin siyasette daha fazla söz sahibi olmasının önünün açılması gerektiğini söyledi.
“SİYASETÇİ HALKTAN KOPUK OLMAMALI”
Siyasetin temelinde vatandaşın bulunduğunu ifade eden Ali Yüksel, siyasi görev üstlenen kişilerin toplumun içerisinde olması, esnafın, emeklinin, işçinin, öğrencinin ve gençlerin sorunlarını doğrudan dinlemesi gerektiğine dikkat çekti.
Yüksel, siyasetçinin yalnızca makamında oturarak toplumun gerçek sorunlarını yeterince göremeyeceğini belirterek, sahada olmanın önemine işaret etti.
“Siyaset koltuğunu dolduran kişiler halkla iç içe olmalı. Bazen bakıyorsunuz, kişi siyasetçi olarak görünüyor ancak halktan uzak bir görüntü sergiliyor. Siyaset vatandaşla yan yana durmayı, onun derdini dinlemeyi ve çözüm üretmeyi gerektirir. İnsanların arasına girmeden, onların yaşadığı sıkıntıları görmeden gerçek anlamda siyaset yapılamaz.”
“SEÇİMDEN SEÇİME KAPI ÇALMAKLA SİYASET OLMAZ”
Vatandaşların yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmaması gerektiğini belirten Yüksel, seçimden seçime yapılan ziyaretlerin toplumla güçlü bir bağ kurmak için yeterli olmadığını söyledi.
Yüksel, “Seçim geldiğinde kapı kapı dolaşıp vatandaşın elini sıkmak, seçim bittikten sonra tekrar makam odalarına çekilmek doğru bir siyaset anlayışı değildir. Vatandaşın kapısı sadece oy istenirken çalınmamalı. Seçim yokken de vatandaşın yanında olunmalı. İnsanların iyi gününde de kötü gününde de siyasetçiyi karşılarında görebilmeleri gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
“GENÇLERİN ÖNÜ AÇILMALI”
Ali Yüksel’in üzerinde özellikle durduğu konulardan biri de gençlerin siyasetteki yeri oldu. Türkiye’nin genç ve dinamik bir nüfusa sahip olduğuna işaret eden Yüksel, gençlerin yalnızca siyasi çalışmaların içerisinde görev alan kişiler olarak değil, karar mekanizmalarında da etkin şekilde yer alması gerektiğini ifade etti.
Gençlere güvenilmesi gerektiğini belirten Yüksel, “Gençlerin önünü açmalıyız. Onlara fırsat vermeli, sorumluluk yüklemeli ve fikirlerini dinlemeliyiz. Sürekli aynı kişilerin aynı görevlerde bulunması yerine yeni isimlerin, yeni düşüncelerin ve yeni projelerin siyasete kazandırılması gerekiyor” dedi.
“GENÇLER SADECE SEÇİM DÖNEMLERİNDE HATIRLANMAMALI”
Gençlerin seçim kampanyalarında çalışan veya kalabalık oluşturan bir kesim olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Yüksel, gençlerin siyasetin geleceğini şekillendirecek önemli bir güç olduğunu dile getirdi.
Yüksel, gençlerin belediye yönetimlerinden siyasi partilerin teşkilatlarına, yerel yönetimlerden karar alma mekanizmalarına kadar daha fazla sorumluluk üstlenmesinin önemli olduğunu belirtti.
“Gençleri sadece seçim yaklaşınca hatırlamak doğru değil. Gençlerin düşüncelerini dinleyeceğiz, projelerine değer vereceğiz ve kendilerini gösterebilecekleri alanlar oluşturacağız. Bir genç ‘Ben de ülkeme, şehrime hizmet etmek istiyorum’ dediğinde karşısına duvar çıkarmak yerine ona yol açmak gerekiyor.”
“TECRÜBE İLE GENÇLİK BİR ARAYA GELMELİ”
Siyasette tecrübeli isimlerle genç kuşakların birbirinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Yüksel, tecrübenin gençlerin enerjisi ve yeni fikirleriyle buluşturulmasının siyasete katkı sağlayacağını söyledi.
Tecrübeli siyasetçilerin gençlere rehberlik etmesi gerektiğini kaydeden Yüksel, “Tecrübemizi gençlere aktarmalıyız. Ancak bunu yaparken onların önünde engel olmamalıyız. Gençlere ‘Sizin daha zamanınız var’ diyerek sürekli bekletmek yerine sorumluluk vermeliyiz. Bugünün gençleri yarının yöneticileri olacak. Onları bugünden hazırlamazsak geleceği nasıl inşa edeceğiz?” ifadelerini kullandı.
“SİYASET BİR HİZMET YARIŞIDIR”
Siyasetin kişisel makam veya statü elde etmenin aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yüksel, siyasetin esas amacının topluma hizmet etmek olduğunu söyledi.
“Bir koltuğa oturmak tek başına başarı değildir. Önemli olan o koltukta bulunduğunuz süre içerisinde vatandaş için ne yaptığınızdır. İnsanların hangi sorununa çözüm buldunuz, hangi gencin önünü açtınız, hangi esnafın derdini dinlediniz, şehrinize ne kazandırdınız? Bunlara bakılması gerekir.”
“BOŞ KOLTUKTA ‘BEN BURADAYIM’ DEMEKLE OLMAZ”
Siyasi görevlerin sorumluluk gerektirdiğinin altını çizen Yüksel, sadece bir makamı işgal etmenin siyaset yapmak anlamına gelmediğini belirtti.
Yüksel, “Boş bir koltuğa oturup ‘Ben buradayım’ demekle olmuyor. O koltuğun hakkını vermek gerekiyor. Vatandaş sizi neden oraya getirdi? Hizmet edin, sorun çözün, insanların sesi olun diye. Eğer halktan koparsanız, vatandaşın derdini duymazsanız o koltuğun bir anlamı kalmaz” dedi.
“VATANDAŞ SİYASETÇİYE ULAŞABİLMELİ”
Yüksel, halkla siyaset arasındaki iletişim kanallarının her zaman açık tutulması gerektiğini de belirterek vatandaşın derdini anlatmak için seçim dönemini beklemek zorunda kalmaması gerektiğini söyledi.
Siyasetçinin ulaşılabilir olması gerektiğine vurgu yapan Yüksel, “Esnafımızın, gencimizin, emeklimizin veya herhangi bir vatandaşımızın bir sorunu olduğunda siyasetçiye ulaşabilmesi gerekir. Kapılar vatandaşa açık olmalı. Siyasetin gerçek karşılığı budur” ifadelerini kullandı.
“HALKIN İÇİNDE OLAN SİYASET ANLAYIŞINA İHTİYAÇ VAR”
Açıklamasında siyaset anlayışında değişime ihtiyaç olduğunu belirten Ali Yüksel, vatandaşla arasına mesafe koymayan, gençlere fırsat tanıyan ve çözüm odaklı bir siyasi anlayışın önemine dikkat çekti.
Yüksel, siyasetin merkezinde makamların değil insanların bulunması gerektiğini belirterek sözlerini şu mesajla tamamladı:
“Siyaset halka hizmet etme makamıdır. İnsanların arasında olacaksınız, onların derdini dinleyeceksiniz, gençlerin önünü açacaksınız ve bulunduğunuz görevin hakkını vereceksiniz. Halktan kopuk siyaset olmaz. Siyasetçinin gerçek makamı vatandaşın gönlüdür.”
