Gaziantep’te Konkordato ve “Satılık” Tabela Dönemi
27/04/2026 19:30 | Son Güncelleme : 27/04/2026 21:24
| Müslüm OKATAN
Gaziantep’te Sessizlik: Tabelalar Her Şeyi Anlatıyor
Gaziantep… Bir zamanlar üretimin kalbi, girişimciliğin merkezi, “çalışanın kazandığı şehir” olarak anılan güçlü bir sanayi kenti. Ancak bugün sokaklara çıkan herkesin dikkatini çeken ortak bir manzara var:
“Satılık”, “Kiralık”, “Devren”…
Bu tabelalar artık sıradan ilanlar değil. Gaziantep ekonomisinin sessiz ama çarpıcı bir özeti.
Sanayi tarafında tablo giderek ağırlaşıyor. Son yıllarda konkordato ilan eden firma sayısındaki artış, şehirdeki ekonomik baskının en somut göstergelerinden biri. Artan enerji maliyetleri, yüksek faiz oranları ve daralan iç talep, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri zorluyor. Bir sanayicinin sözleri durumu net şekilde ortaya koyuyor:
“Eskiden sipariş yetiştiremezdik, şimdi makineler çalışacak iş bulamıyor.”
Gaziantep hâlâ üretmeye çalışıyor, ancak üretici artık ayakta kalma mücadelesi veriyor.
Konut piyasasında da benzer bir durgunluk dikkat çekiyor. Şehrin dört bir yanında yükselen yeni siteler ve lüks konut projeleri, beklenen talebi bulamıyor. Bir dönem kiralık ev bulmanın zor olduğu Gaziantep’te artık daireler haftalarca, hatta aylarca boş kalıyor. Emlak sektöründeki durumu bir yetkili şöyle özetliyor:
“Eskiden ilana koymadan kiracı bulurduk. Şimdi bekliyoruz.”
Sorun açık: fiyatlar yüksek, alım gücü düşük.
Öte yandan şehirdeki hareketliliği etkileyen önemli bir gelişme daha var. Son dönemde Gaziantep’ten ayrılan Suriyeli nüfusun sayısının yaklaşık 60 bine ulaştığı konuşuluyor. Bu azalma, sadece demografik değil, ekonomik bir etki de yaratmış durumda. Küçük esnaftan kiraya verenlere kadar birçok kesim bu durgunluğu doğrudan hissediyor.
Bütün bunların üzerine eklenen bir başka gerçek ise Gaziantep’in artık “pahalı şehir” olarak anılması. Artan kiralar, yüksek gıda fiyatları ve genel yaşam maliyeti, hem şehirde yaşayanları hem de dışarıdan gelmeyi düşünenleri zorluyor. Memurlar tayin istemiyor, öğrenciler ise mecbur kalmadıkça bu şehri tercih etmemeye çalışıyor. Bir öğrencinin sözleri bu durumu özetliyor:
“Okul iyi ama şehir çok pahalı. Burada yaşamak gerçekten zor.”
Tüm bu gelişmeler bir araya geldiğinde ortaya net bir tablo çıkıyor:
Sanayide yavaşlama, konutta fazlalık, azalan hareketlilik ve artan yaşam maliyeti…
Gaziantep bugün ekonomik bir kavşakta duruyor. Sokaklardaki tabelalar yalnızca boş dükkanları ya da kiralık evleri değil, aynı zamanda bir dönemin umut dolu büyüme hikâyesinin de sorgulandığını gösteriyor.
Şimdi herkesin aklındaki aynı soru:
Gaziantep yeniden üretimin, emeğin ve umudun şehri olabilecek mi?
