2025'i Uğurlarken: 2026, Asgari Ücret ve Geçim Kaygısı
28/12/2025 20:57 | Son Güncelleme : 09/01/2026 01:47
| Müslüm OKATAN
Bir yılın daha sonuna geldik. İyisiyle kötüsüyle, umutlarıyla hayal kırıklıklarıyla 2025’i geride bırakıyoruz. Sayılı günler sonra 2026’ya giriyoruz. Ancak yeni yıl, milyonlarca insan için umut değil, daha ağır bir geçim mücadelesi anlamına geliyor.
2025 yılı bize tartışmasız bir gerçeği gösterdi:
İnsanlar geçinemiyor, alım gücü ciddi biçimde çöktü.
Bugün semt pazarlarına sabah giden neredeyse yok. Vatandaş akşam saatlerini bekliyor; çünkü tek umudu, “Belki biraz daha ucuza verirler.” Bu tablo, ekonomik verilerle değil, boş filelerle anlatılıyor. Asgari ücret 28 bin 75 lira olarak açıklandı. Kâğıt üzerinde artış var ama mutfakta, pazarda, kasada bunun karşılığı yok.
Asıl soru hâlâ cevapsız:
Bu ücretle insanlar bir yıl boyunca nasıl yaşayacak?
Yıl bitmeden alışveriş merkezleri ve zincir mağazalar zamlı etiketleri raflara dizmekte adeta yarıştı. Yeni yıl gelmeden zamlar geldi. Ücret artışı daha cebe girmeden eridi. Ekonomide “zam refleksi” olağanlaştı, ama maaşlar hep geriden geldi.
Dışarıda yemek yemek artık dar gelirli için hayal bile değil, tamamen unutulmuş bir alışkanlık. Orta gelirli içinse ayda bir “özel gün” lüksü. Lokanta fiyatları kontrolsüz. Giyim sektörü ise açıkça alarm veriyor. Konuştuğum mağazacıların söylediği tek bir cümle var:
“İnsanlar almıyor.”
Mağazaya giriliyor, etiketlere bakılıyor, iç çekiliyor ve çıkılıyor. Alışveriş merkezleri kalabalık görünüyor ama kasalar suskun. Çünkü insanlar gezmeye geliyor, harcamaya değil.
Ekonomi, enflasyon ve geçim sıkıntısı her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Sokakta yürürken “Devren satılık” tabelası görmemek neredeyse imkânsız. Küçük esnaf bir bir kepenk indiriyor. Ayakta kalanlar ise borçla, ertelemeyle, sabırla direniyor.
Ekonomistler 2026 için de umutlu konuşmuyor. Aksine, birçok uzmana göre 2026, 2025’ten daha iyi olmayacak. Bu tablo artık şunu açıkça gösteriyor:
Sorun geçici değil, derin ve yapısal.
Hayat pahalılığı düşmüyor, enflasyon gerilemiyor, alım gücü her ay biraz daha eriyor. İnsanlar artık sadece tasarruf etmiyor; hayatından vazgeçiyor. Sosyal yaşamdan, sağlıktan, kaliteli beslenmeden, hatta temel ihtiyaçlardan kısılıyor.
Bu şartlarda enflasyon nasıl düşecek?
Bu maaşlarla insanlar nasıl nefes alacak?
Bir yılı daha uğurlarken herkes yeni yıldan umut bekliyor. Ancak umut, sadece rakam açıklamakla büyümez. İnsanların artık istatistiklere değil, gerçek çözümlere ve insanca yaşanabilir bir hayata ihtiyacı var.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Ünal Akdoğan miting gibi kongre yaptı
1 gün önceHKÜ Rektörü Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan Basın Mensuplarıyla Buluştu
Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) Rektörü Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, üniversitede düzenlenen programda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Samimi ve sıcak yaklaşımıyla dikkat çeken Küçükerdoğan, üniversitenin gelişim süreci ve eğitim vizyonuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
1 gün önce
