Arama

Simitin Hikâyesi Geçimin Aynası Oldu

02/02/2026 18:55 | Son Güncelleme : 02/02/2026 21:18 | Müslüm OKATAN


Simitin Hikâyesi Geçimin Aynası Oldu

 

Eskiden sabah kahvaltısı denildiğinde akla çok büyük sofralar gelmese bile, simit, çay, peynir gibi temel ürünlerle herkesin kolayca hazırlayabildiği sade bir düzen vardı. Özellikle dar gelirli aileler için simit, hem ekonomik hem de doyurucu bir seçenekti. Kahvaltı, günlük hayatın en ulaşılabilir öğünüydü.

Bugün ise en basit kahvaltılıklar bile birçok insan için artık daha zor alınır hale geldi. Bir zamanlar sıradan görülen ürünler, günümüz şartlarında hesaplanarak satın alınan ihtiyaçlara dönüştü. Simit gibi herkesin bildiği bir yiyecek bile bazı aileler için ciddi bir masraf kalemi haline geldi.

Bir baba sabah çocuklarına üç simit almak istese, sadece simit için ödeyeceği ücret 100 TL’yi aşabiliyor. Üzerine çay eklendiğinde, peynirin yanına yaklaşınca, zeytin ya da reçel gibi ürünler düşünüldüğünde kahvaltı masrafı daha da yükseliyor. Bu durum, özellikle kalabalık ailelerde daha fazla hissediliyor.

Aslında mesele sadece fiyatların artması değil, aynı zamanda günlük hayatın temel alışkanlıklarının bile değişmeye başlamasıdır. İnsanlar artık sabah kahvaltısını bile daha sınırlı kurmak zorunda kalabiliyor. Çocukların beslenme çantalarına konulan ürünler azalıyor, aileler daha küçük alışverişlerle günü geçirmeye çalışıyor.

Dikkat çeken bir başka konu ise simit fiyatlarının şehir içinde bile büyük farklılık göstermesi. Aynı yerde bir simit 10 TL iken, başka bir noktada 20 TL, bazı yerlerde ise 35 TL olabiliyor. Bu çeşitlilik vatandaşlarda doğal olarak soru işaretleri oluşturuyor. İnsanlar aynı ürünü farklı fiyatlarla görmekten dolayı zorlanıyor ve net bir standart beklentisi ortaya çıkıyor.

Ekmek gibi temel ürünlerde belli bir fiyat uygulaması varken, simit gibi halkın sıkça tükettiği bir gıdada bu kadar büyük değişkenlik olması dikkat çekiyor. Oysa simit sadece bir atıştırmalık değil; özellikle öğrenciler, çalışanlar, emekliler için sabah öğününün en temel parçası.

Gaziantep gibi gastronomisiyle öne çıkan, UNESCO ile anılan bir şehirde bile vatandaşın günlük temel ürünleri almakta zorlanması, ekonomik sıkıntıların ne kadar derinleştiğini gösteriyor. Gastronomi sadece tabelalarla, vitrinlerle değil; o şehirde yaşayan insanların sofrasına yansıdığı ölçüde anlam kazanır.

Bu nedenle yaşanan durum bir simit meselesinden çok daha fazlasıdır. Bu, geçim meselesidir. Hayat pahalılığının günlük yaşama etkisidir. İnsanların alım gücünün daralmasıdır. Bugün simit bile zor alınır hale geliyorsa, yarın diğer temel ürünler nasıl olacak sorusu ister istemez akla geliyor.

Sabah kahvaltısının bile hesap kitapla yapılmaya başladığı bir dönemde, toplum olarak çok önemli bir değişim ve kırılma yaşandığı açıktır. Çünkü sofranın küçülmesi, yalnızca bir öğünün değil, hayat şartlarının giderek ağırlaştığının da göstergesidir.

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.