Arama

Dijital Dünyada İnsan Kalmak

04/02/2026 17:11 | Son Güncelleme : 04/02/2026 19:50 | Müslüm OKATAN


Dijital Dünyada İnsan Kalmak

Dijital Dünyada İnsan Kalmak

Teknoloji, hayatımızın her alanına hızla nüfuz etti. Sabah uyanır uyanmaz elimiz telefona gidiyor, gün içinde haberleri internetten takip ediyor, işlerimizi dijital ortamda hallediyor, sevdiklerimizle mesajlaşarak iletişim kuruyoruz. Gerçekten de teknoloji sayesinde dünya küçüldü, bilgiye ulaşmak kolaylaştı, hayat birçok açıdan pratik hale geldi.

Ancak tüm bu kolaylıkların içinde fark etmeden kaybettiğimiz bazı değerler var. Dijital dünyanın bize sunduğu hız, çoğu zaman insan ilişkilerimizin derinliğini azaltıyor. Eskiden komşuluk, dostluk ve yüz yüze sohbetler hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıydı. Şimdi ise kalabalık sosyal medya ortamında binlerce “takipçimiz” olsa bile kendimizi yalnız hissedebiliyoruz.

Bir zamanlar bir dostu görmek için kapısını çalardık. Akşamları çay eşliğinde sohbet edilir, insanlar birbirinin gözünün içine bakarak konuşurdu. Şimdi ise herkes ekrana bakıyor. Aynı evin içinde bile aile bireyleri birbirinden uzaklaşmış durumda. Birbirimize yakın görünsek de aramızda görünmez duvarlar oluşuyor.

Dijital çağ, bize bilgi sağladı ama sabrı elimizden aldı. Her şey hemen olsun istiyoruz. Bir mesaj geç cevaplanınca bile huzursuz oluyoruz. Beklemek istemiyoruz. Oysa hayat, aceleyle tüketilecek bir şey değil; zamanla anlam kazanan bir yolculuktur.

Üstelik sosyal medyanın oluşturduğu sahte mutluluk algısı da insan psikolojisini etkiliyor. Herkes en iyi anlarını paylaşıyor, en güzel fotoğrafları koyuyor. Bu da diğer insanlarda “Ben neden böyle değilim?” düşüncesini doğuruyor. Halbuki gerçek hayat, sosyal medyadaki filtreli karelerden ibaret değil. Hayatın içinde zorluklar da var, eksikler de var.

Belki de zaman zaman durup düşünmemiz gerekiyor: Teknoloji bizim hayatımızı mı yönetiyor, yoksa biz mi teknolojiyi yönetiyoruz? Telefonlarımızı bir kenara bırakıp bir yürüyüşe çıkmak, bir büyüğümüzün elini öpmek, bir çay sohbetine zaman ayırmak, gerçek bağlarımızı güçlendirmek zorundayız.

Çünkü teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insanın ihtiyacı değişmiyor. İnsan anlaşılmak ister, değer görmek ister, sevgi ister. Dijital dünyanın sunduğu sanal iletişim çoğu zaman bu ihtiyacı karşılamaya yetmiyor.

Sonuç olarak mesele teknoloji değil; onu nasıl kullandığımızdır. Dijital çağın imkânlarından faydalanırken insanlığımızı, değerlerimizi ve ilişkilerimizi kaybetmemeliyiz. Çünkü dijital dünyada insan kalabilmek, belki de çağımızın en büyük sınavıdır.

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir