Arama

GAZİANTEP'İN EN BÜYÜK SINAVI: TURİST GELİYOR, YEMEĞİ BAŞKA ŞEHİRDE YİYOR

13/07/2026 19:11 | Son Güncelleme : 14/07/2026 00:17 | Müslüm OKATAN


GAZİANTEP'İN EN BÜYÜK SINAVI: TURİST GELİYOR, YEMEĞİ BAŞKA ŞEHİRDE YİYOR

 

GAZİANTEP'İN EN BÜYÜK SINAVI: TURİST GELİYOR, YEMEĞİ BAŞKA ŞEHİRDE YİYOR!

Gaziantep, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da sayılı gastronomi şehirlerinden biri olarak gösteriliyor. Tarihiyle, kültürüyle, mutfağıyla, misafirperverliğiyle yıllardır adından söz ettiren bu kadim şehir, her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Zeugma Mozaik Müzesi, Gaziantep Kalesi, Bakırcılar Çarşısı, Elmacı Pazarı, tarihi hanları, sokakları ve Türkiye'nin en büyük hayvanat bahçelerinden biriyle Gaziantep adeta Güneydoğu'nun göz bebeği. UNESCO'nun gastronomi alanındaki unvanını taşıyan bu şehir, yıllardır lezzetin başkenti olarak anılıyor.

Ancak son yıllarda Gaziantep ne yazık ki yemeklerinin lezzetiyle değil, bazı işletmelerde uygulanan fahiş fiyatlarla gündeme geliyor.

İşte tam da burada durup kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor:

Biz gerçekten gastronomi şehri olmaya devam ediyor muyuz, yoksa sadece bu unvanı taşımakla mı yetiniyoruz?

Gaziantep'e Türkiye'nin dört bir yanından turlar geliyor. Yurt dışından turistler geliyor. Şehrin tarihi ve kültürel değerlerini geziyorlar, alışveriş yapıyorlar, fotoğraf çekiyorlar. Fakat iş yemek yemeye gelince birçok tur firması rotasını Şanlıurfa'ya, Birecik'e ya da Kahramanmaraş'a çeviriyor.

Neden?

Çünkü fiyatlar artık konuşulmayacak noktaya geldi.

Lezzet konusunda kimsenin Gaziantep'e söyleyecek sözü yok. Ancak fiyat konusunda artık ciddi bir rahatsızlık oluşmuş durumda.

Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa'dan gelen iki vatandaşın yaşadığı olay bunun en somut örneklerinden biri oldu. İsimlerinin açıklanmasını istemeyen iki kişi, iki porsiyon döner için tam 3 bin 500 lira hesap ödedi.

Evet...

Yanlış duymadınız.

İki porsiyon döner...

Tam 3 bin 500 lira.

Bu olay kısa sürede sosyal medyada yayıldı ve büyük tepki çekti.

Şimdi soruyorum...

Bu iki vatandaş, Gaziantep'ten nasıl bir izlenimle ayrıldı?

Yarın çevrelerine bu şehri tavsiye edecekler mi?

Yoksa "Aman dikkat edin, çok pahalı." mı diyecekler?

İşte asıl tehlike burada başlıyor.

Çünkü turizm sadece bir gün gelen turistten kazanılan para değildir. Turizm, güven meselesidir. Memnun kalan turist yeniden gelir, çevresini getirir. Memnun kalmayan ise onlarca kişiye yaşadığı olumsuzluğu anlatır.

Elbette Gaziantep'te işini hakkıyla yapan, kaliteli hizmet sunan, makul fiyatlarla çalışan çok sayıda esnafımız var. Kimsenin emeğini görmezden gelemeyiz. Ancak birkaç fırsatçının yaptığı yanlış, bütün şehrin adını lekeliyor.

Bugün sosyal medyada Gaziantep denildiğinde lezzetten önce fiyatların konuşulması hepimizi düşündürmelidir.

Bazıları "Serbest piyasa." diyerek bu durumu savunuyor.

Evet, serbest piyasa vardır.

Ama serbest piyasa; vicdansız fiyat uygulamak, turisti bir kez görüp yüksek hesap çıkarmak anlamına gelmez.

Hiç kimsenin, yılların emeğiyle oluşturulan Gaziantep markasına zarar vermeye hakkı yoktur.

Tarım ve Orman İl Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumlar denetimlerini sürdürüyor. Bu çalışmaları önemsiyor ve destekliyoruz. Ancak görünen o ki sadece denetim yapmak yetmiyor.

Belki de artık gastronomi şehri Gaziantep'e yakışır şekilde fiyat konusunda ortak bir standart, şeffaf menü uygulamaları ve daha sık denetimler hayata geçirilmelidir.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in gastronomi ve turizm alanındaki yatırımlarını, Gaziantep Valisi Kemal Çeber'in şehrin tanıtımına yönelik çalışmalarını takdirle izliyorum. Gerçekten önemli emekler veriliyor.

Fakat bütün bu yatırımların karşılığını alabilmek için şehrin en önemli sorunlarından biri haline gelen fiyat algısının mutlaka düzeltilmesi gerekiyor.

Çünkü milyonlarca lira harcanarak yapılan tanıtım kampanyalarını, bir restoranda kesilen fahiş bir hesap birkaç dakikada gölgeleyebiliyor.

Gaziantep bunu hak etmiyor.

Bu şehir dürüst esnafıyla, alın teriyle çalışan işletmeleriyle, gerçek lezzetiyle anılmalı.

Bugün şapkamızı önümüze koyup samimiyetle düşünmenin tam zamanı.

Eğer insanlar Gaziantep'e gelip sadece müzeleri geziyor, alışveriş yapıyor, ardından yemek yemek için başka şehirlere gidiyorsa burada hepimizin oturup düşünmesi gereken ciddi bir sorun vardır.

Turisti bir defaya mahsus yüksek hesapla uğurlamak, uzun vadede bütün şehri zarara uğratır.

Kazanan birkaç işletme olabilir.

Ama kaybeden Gaziantep olur.

Umarım bu çağrı ilgili herkes tarafından dikkate alınır. Çünkü Gaziantep'in adı yüksek fiyatlarla değil; eşsiz mutfağı, kaliteli hizmeti, dürüst esnafı ve misafirperverliğiyle anılmayı fazlasıyla hak ediyor.

 

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.