İş Dünyasının Derin Krizi ve Konkordatolar
31/05/2026 18:50 | Son Güncelleme : 31/05/2026 21:33
| Müslüm OKATAN
Tatil Bitti, Şimdi Gerçeklerle Yüzleşme Zamanı!
Öncelikle geçmiş Kurban Bayramı’nızı kutluyorum. Dokuz günlük uzun bir tatilin ardından yarın milyonlarca insan yeniden işinin başına dönecek. Açıkçası bana göre 9 günlük tatiller, üretim ve ihracatla büyümek isteyen bir ülke için oldukça uzun. Ekonomik olarak daha fazla çalışmaya, daha fazla üretmeye ve daha fazla katma değer oluşturmaya ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz.
Bu nedenle bu haftaki yazımda Gaziantep ekonomisinin kalbi olan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki tabloya dikkat çekmek istiyorum.
Gaziantep’in yoğun siyasi gündemi ve günlük tartışmalar arasında belki de en önemli konu gözlerden kaçıyor. Oysa şehrin geleceğini doğrudan ilgilendiren asıl mesele, Organize Sanayi Bölgesi’nde yaşanan ekonomik sıkıntılar.
Bugün Gaziantep OSB’de birçok işletme ayakta kalma mücadelesi veriyor. Artan enerji maliyetleri, yükselen üretim giderleri, krediye erişimde yaşanan zorluklar ve daralan dış pazarlar sanayicinin omuzlarındaki yükü her geçen gün artırıyor. Özellikle ihracata dayalı sektörlerde faaliyet gösteren firmalar, küresel piyasalardaki daralma nedeniyle ciddi sipariş kayıpları yaşıyor.
Tekstil ve halı sektörü ise bu sıkıntıları en yoğun hisseden alanların başında geliyor. Bir dönem tam kapasite çalışan fabrikalarda bugün üretim yavaşlıyor, bazı işletmeler vardiya azaltıyor, bazıları ise maliyet baskısı nedeniyle yeni yatırımlarını askıya alıyor. Bunun doğal sonucu olarak istihdamda da gerileme yaşanıyor.
Son dönemde artan konkordato başvuruları, iş dünyasında yaşanan sıkıntıların en somut göstergelerinden biri olarak dikkat çekiyor. Kamuoyuna yansıyan başvuruların yanı sıra, sektör kulislerinde birçok köklü firmanın da finansal açıdan zor günler geçirdiği konuşuluyor.
Ekonomide bazı makro göstergelerde iyileşme sinyalleri veriliyor olabilir. Ancak sahadaki gerçekler farklı bir tablo ortaya koyuyor. Çünkü Gaziantep’in gücü üretimden, ihracattan ve istihdamdan geliyor. Üretimin yavaşladığı, ihracatın gerilediği bir ortamda şehir ekonomisinin etkilenmemesi mümkün değil.
Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi yalnızca fabrikalardan oluşan bir alan değildir. Burası yüz binlerce insanın ekmek kapısı, şehrin ekonomik lokomotifi ve Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biridir.
Bu nedenle OSB’den yükselen sese kulak vermek gerekiyor. Çünkü sanayicinin sorunu yalnızca sanayicinin sorunu değildir. Üretimin durduğu yerde büyüme olmaz, yatırım olmaz, istihdam olmaz. Gaziantep’in yeniden güçlü üretim günlerine dönmesi, hem şehir hem de ülke ekonomisi açısından büyük önem taşıyor.
Umarım bayram sonrası başlayan bu yeni dönemde üretimin, ihracatın ve yatırımın önünü açacak adımlar atılır. Çünkü Gaziantep üretirse Türkiye kazanır.
