DENİZİ BİLE OLMAYAN GAZİANTEP’TE KONUT ÇILGINLIĞI: 5 MİLYONLUK EV 10 MİLYON OLDU!
02/08/2026 17:45 | Son Güncelleme : 02/08/2026 21:54
| Müslüm OKATAN
Gaziantep’te son dönemde sokakta, kahvede, iş yerinde ve sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri belli:
Ev fiyatları nereye gidiyor?
İbrahimli’den Fıstıklık’a, Akkent’ten Karataş’a, Emek’ten Onkoloji çevresine kadar konut fiyatları adeta yarış halinde.
Dün “5 milyon liraya bu ev alınır mı?” diye konuştuğumuz evin bugün 8-10 milyon liraya çıktığını görüyoruz.
“Biraz daha iyisi olsun, villa tarzı bir şey bakayım” diyorsanız rakamlar 25 milyon liradan başlıyor.
Soruyorum:
Gaziantep nereye gidiyor?
Kent olarak Dubai ile mi yarışıyoruz, Avrupa şehirleriyle mi?
Hatta bazen insanın aklına şu geliyor:
İyi ki Gaziantep’te deniz yok! Deniz de olsaydı, sahile yakın evlerin fiyatını kim bilir nerelere çıkarırlardı!
Elbette bu sözün içinde biraz mizah var ama vatandaşın yaşadığı gerçek hiç de komik değil.
“ARSA PAHALI, İMAR YOK” DEMEKLE İŞ BİTMİYOR
Şimdi bazıları çıkıp diyecek ki:
“Arsa pahalı.”
“İmarlı arazi az.”
“İnşaat maliyetleri yükseldi.”
“Demir, çimento, işçilik pahalı.”
Bunların hepsi elbette konut fiyatını etkileyen unsurlar.
Ama artık her fiyat artışını yalnızca bu gerekçelerle açıklamak da kolaycılık değil mi?
Çünkü ortada başka bir soru daha var:
Bu kadar konut yapılıyor ama bu konutları kim alacak?
Gaziantep’te yeni projeler yükseliyor.
Siteler yükseliyor.
Rezidanslar yükseliyor.
Villalar yükseliyor.
Ama vatandaşın alım gücü aynı hızda yükselmiyor.
İşte asıl mesele burada başlıyor.
EV VAR, ALICI YOK!
Bugün bir vatandaşın önüne 8 milyon liralık bir ev koyuyorsunuz.
“Al” diyorsunuz.
Vatandaşın cebinde ne var?
Kredinin şartları ne?
Aylık geliri ne kadar?
Bu insan bu borcun altına nasıl girecek?
Bir evin fiyatı milyonlarca liraya çıkarken maaşların aynı oranda artmadığı bir ortamda, konut piyasasının önündeki en büyük problem artık fiyat değil, erişilebilirlik haline geliyor.
Konutun fiyatı yükseliyor ama vatandaşın satın alma gücü aynı hızda yükselmiyorsa bir noktadan sonra piyasa kendi kendine soru sormaya başlar:
Bu evleri kim alacak?
BELEDİYELERİN YENİ KONUTLARI FİYATLARI DÜŞÜRECEKTİ, AMA…
Gaziantep’te Güneyşehir’de, Kuzeyşehir’de ve farklı bölgelerde yeni konut alanları oluşturuldu.
Bunların önemli bir amacı vardı:
Daha fazla konut üretmek ve fiyatları dengelemek.
Fakat vatandaşın bugün geldiği noktaya baktığımızda beklenen sonucu yeterince görebiliyor muyuz?
Tam tersine bazı bölgelerde fiyatlar daha da yukarı taşındı.
Demek ki yalnızca konut üretmek yetmiyor.
Konutun hangi fiyattan üretildiği ve hangi vatandaşa satılabildiği de önemli.
GAZİANTEP’TE KONUTTA “BALON” RİSKİ VAR MI?
Burada çok dikkatli olmak gerekiyor.
“Gaziantep’te kesin bir konut balonu var” demek için yalnızca ilan fiyatlarına bakmak doğru olmaz.
Ama şu soruyu sormak zorundayız:
İlan fiyatları ile vatandaşın gerçek alım gücü arasındaki makas ne kadar daha açılabilir?
Çünkü rakamlar ciddi.
Haziran 2026 verilerinde Gaziantep genelinde ortalama satılık konut fiyatı yaklaşık 3 milyon 956 bin TL, metrekare fiyatı ise 27 bin 288 TL seviyesinde. Şehitkamil’de ortalama metrekare fiyatı 28.784 TL, Şahinbey’de ise 26.888 TL olarak hesaplanıyor.
Üstelik bu rakamlar ortalama.
Yani merkezi, yeni, lüks ve villa tipi konutlarda fiyatların çok daha yukarı çıkması şaşırtıcı değil.
Ancak ortalama vatandaşın geliri ile konut fiyatı arasındaki uçurum büyüdükçe sorun yalnızca emlak sektörünün değil, şehrin sosyal geleceğinin sorunu haline geliyor.
“EV ALMAK HAYAL” HALİNE GELMEMELİ
Gaziantep büyüsün.
Yeni binalar yapılsın.
Şehir modernleşsin.
İbrahimli de gelişsin, Fıstıklık da gelişsin, Karataş da gelişsin, Emek de gelişsin.
Bunlara kimsenin itirazı yok.
Ama bir şehir sadece yüksek binalarla zenginleşmez.
O şehirde yaşayan insanların o binalarda yaşayabilmesi gerekir.
Bugün genç bir çift evleniyor.
Önüne 5-6-7-8 milyon liralık konut fiyatları çıkıyor.
Peşinat gerekiyor.
Kredi gerekiyor.
Aylık taksit gerekiyor.
Bir de hayatın diğer giderleri var.
Sonra gençlere:
“Evlenin, yuva kurun.”
diyoruz.
İyi de…
Bu insanlar nerede yaşayacak?
FİYATI Kİ BELİRLİYOR?
İşte Gaziantep’in artık açık açık konuşması gereken konu bu.
Arsa sahibi mi?
Müteahhit mi?
Emlakçı mı?
Yatırımcı mı?
Yoksa herkes birbirinin fiyatını referans alarak mı yeni bir fiyat zinciri oluşturuyor?
Bir ev sahibi “Benim evim 5 milyon” diyor.
Yanındaki ev sahibi bakıyor:
“Benimki de 6 milyon olsun.”
Sonra yeni yapılan proje geliyor:
“Bizimki 8 milyon.”
Bir sonraki proje:
“Bizimki 10 milyon.”
Derken vatandaş aynı evi birkaç yıl önce 3-4 milyon liraya alabilecekken bugün milyonlarca lira daha fazla ödemek zorunda kalıyor.
Bu sistem nereye kadar gider?
GAZİANTEP DUBAİ İLE YARIŞABİLİR AMA…
Gaziantep’in ekonomik gücüyle gurur duyuyoruz.
Sanayisiyle, ihracatıyla, gastronomisiyle, ticaretiyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri.
Ama şunu birbirine karıştırmayalım:
Şehrin zenginleşmesi başka şeydir, konut fiyatlarının vatandaşın ulaşamayacağı seviyeye çıkması başka şeydir.
Bir şehrin başarısını sadece gökdelenlerin, sitelerin ve milyonluk villaların fiyatıyla ölçemezsiniz.
Asıl başarı;
öğretmenin, işçinin, memurun, esnafın, emeklinin ve gençlerin de o şehirde insanca yaşayabilmesidir.
Gaziantep büyüyor.
Ama soru şu:
Gaziantep büyürken vatandaş küçülüyor mu?
ARTIK BİR PLAN ŞART
Konut meselesi yalnızca müteahhidin ya da emlakçının meselesi değildir.
Bu artık doğrudan doğruya şehir planlaması ve sosyal politika meselesidir.
Daha fazla imarlı alan mı gerekiyor?
Uygun fiyatlı konut mu gerekiyor?
Dar ve orta gelirliye özel projeler mi gerekiyor?
Kamu arazileri daha etkin mi kullanılmalı?
Yeni konut bölgelerinde ulaşım, okul, sağlık ve altyapı ile birlikte mi planlama yapılmalı?
Bunların hepsi masaya yatırılmalı.
Çünkü konut fiyatı kontrolden çıkarsa bunun faturası yalnızca ev almak isteyen vatandaşa kesilmez.
Kira yükselir.
İş gücü şehre tutunamaz.
Gençler evlenemez.
Aileler borç yükünün altında ezilir.
Ve şehirde gelir dağılımı daha da bozulur.
SON SÖZ
Gaziantep’e soruyorum:
5 milyonluk evin 8 milyon, 8 milyonluk evin 10 milyon, villa fiyatlarının 25 milyon liradan başladığı bir şehirde bu fiyatların son durağı neresi?
15 milyon mu?
20 milyon mu?
50 milyon mu?
Yoksa bir gün dönüp birbirimize:
“Biz bu fiyatları nasıl normalleştirdik?”
mi diyeceğiz?
Ev bir yatırım aracı olabilir.
Ama önce yuvadır.
Vatandaşın yuva kuramadığı bir şehirde, konut fiyatlarının yükselmesi başarı hikâyesi değildir.
Gaziantep’in daha fazla bina değil,
daha ulaşılabilir konut, daha akılcı şehir planlaması ve daha güçlü bir dengeye ihtiyacı var.
Çünkü artık mesele sadece:
“Evler neden pahalı?”
değil.
