Gaziantep’te Ekonominin Sokaktaki Gerçeği: Kepenkler Kapanıyor
08/03/2026 17:13 | Son Güncelleme : 09/03/2026 18:10
| Müslüm OKATAN
Gaziantep… Sanayisiyle, üretimiyle, ticaretiyle Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri. Yıllardır “üreten şehir” olarak anılan Gaziantep’in ekonomik gücü sadece büyük fabrikalardan değil, aynı zamanda küçük esnafın emeğinden gelir. Ancak bugün sokaklara çıktığınızda farklı bir tablo ile karşılaşıyorsunuz. Bir zamanlar hareketli olan caddelerde artık sıkça şu tabelaları görmek mümkün: “Kiralık”, “Devren Satılık”, “Sahibinden Satılık”… Bu tabelalar aslında birer ilan değil, esnafın sessiz çığlığıdır.
Gaziantep’te esnaf son yılların en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Artan maliyetler, yükselen kiralar, enerji giderleri ve azalan alım gücü küçük işletmeleri her geçen gün daha fazla zorluyor. Rakamlar da bunu açıkça ortaya koyuyor. Gaziantep’te 2025 yılı esnaf için pek iyi geçmedi. Yıl boyunca kepenk kapatan esnaf sayısı 5 bini aştı. İş terki veren esnafların dışında yüzlerce esnaf da iş değişikliğine gitmek zorunda kaldı. Birçok işletme sahibi artık kazanç elde etmek için değil, ayakta kalabilmek için mücadele ediyor.
Bazı esnaflar ise ayakta kalabilmek adına zarar etmeyi göze alarak dükkânını kapatmıyor. Kendi ifadeleriyle “keseden yiyerek” iş yerlerini açık tutmaya çalışıyorlar. Çünkü o kepenk sadece bir dükkânın kapısı değil; bir ailenin geçimi, yılların emeği ve çoğu zaman bir ömrün birikimi demek. Gaziantep’te çarşıları, pasajları ve iş merkezlerini dolaştığınızda aynı manzara ile karşılaşmanız artık sıradan hale geldi. Bir dükkân kapanmış, yanındaki kiralık, diğeri devren satılık… Bu görüntü aslında şehir ekonomisinin sokaklara yansıyan fotoğrafıdır.
Daha önce de köşemde yazmıştım. Gaziantep’in bel kemiği olan sanayi ve ticaret alanında konkordato başvurularının arttığını görüyoruz. Her geçen gün yeni bir konkordato haberi duyuyoruz. Bu durum sadece büyük işletmelerin değil, küçük esnafın da ciddi bir ekonomik baskı altında olduğunu gösteriyor. Çünkü büyük işletmeler zorlandığında bunun etkisi en çok küçük esnafa yansıyor. Tedarik zinciri zayıflıyor, piyasadaki hareketlilik azalıyor ve sonuçta en büyük darbeyi mahalle esnafı alıyor.
Bugün Gaziantep’te birçok esnaf ayakta kalabilmek için büyük bir mücadele veriyor. Bazıları borçla, bazıları birikimiyle, bazıları ise umutla dükkânını açık tutmaya çalışıyor. Ancak gerçek şu ki birçok esnaf artık geleceğe dair ciddi kaygılar taşıyor. 2026 yılına girerken esnafın en büyük beklentisi piyasanın yeniden canlanması. Çünkü Gaziantep üretmeyi bilen bir şehir. Esnafı çalışkandır, mücadelecidir. Yeter ki piyasa hareketlensin, yeter ki çarklar yeniden dönmeye başlasın.
Bugün sorulması gereken en önemli soru ise şu: Gaziantep’te kepenklerin birer birer kapandığı bir ortamda nereye gidiyoruz? Çünkü bir şehirde küçük esnaf ayakta kalamazsa sadece dükkânlar kapanmaz, aynı zamanda umutlar da kapanır. Gaziantep’in gerçek gücü sadece fabrikalar değil, sokaklarda emeğiyle ayakta durmaya çalışan küçük esnaftır. Ve o esnaf bugün sessiz ama çok büyük bir mücadele veriyor.
