Bugün sokakta yürürken karşımıza çıkan gençlerin çoğunun ortak bir sorunu var: iş bulamamak. Yıllarca okuyan, emek veren ve hayaller kuran gençler mezun olduklarında kendilerini büyük bir belirsizliğin içinde buluyor.
Bir genç düşünün… Üniversiteyi bitirmiş, ailesinin umutlarını sırtında taşıyor. Ancak iş ilanlarına baktığında ya tecrübe isteniyor ya da verilen maaş emeğinin çok altında oluyor. “Tecrübe” denilen şey ise çoğu zaman gençlerin karşısına kapanmış bir kapı gibi duruyor. Çünkü tecrübe kazanabilmek için önce bir fırsat gerekiyor.
Gençlerin iş bulma sorunu sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda sosyal bir meseledir. İş bulamayan genç zamanla umutsuzluğa kapılabiliyor, kendini değersiz hissedebiliyor. Oysa bu ülkenin en büyük gücü genç nüfusudur. Gençlerin enerjisi, fikirleri ve üretme isteği doğru fırsatlarla birleştiğinde toplum için büyük bir kazanç olabilir.
Belki de artık şu soruyu sormanın zamanı gelmiştir: Gençlerden sürekli başarı beklerken, onlara gerçekten yeterli fırsatı veriyor muyuz?
Unutulmamalıdır ki bir toplumun geleceği, gençlerinin umudu kadar güçlüdür. Eğer gençler umutlarını kaybederse, kaybedilen sadece bir nesil değil, aynı zamanda ülkenin yarınları olur.
