HEKİME 50 MİLYON DOLARLIK MALPRAKTİS DAVASI: “TAZMİNATLARA ÜST LİMİT GETİRİLMELİ”
16/08/2026 09:53 | Son Güncelleme : 16/08/2026 11:10
| Müslüm OKATAN
Hekimlere yönelik açılan malpraktis davalarında talep edilen tazminat miktarları dikkat çekici boyutlara ulaştı. Son olarak İstanbul’da görev yapan bir pediatri uzmanına 50 milyon dolarlık, yaklaşık 2 milyar 350 milyon liralık tazminat talebiyle dava açıldığı belirtildi.
Hekimlerle Hukuksal Dayanışma Derneği Başkanı ve aynı zamanda pediatri uzmanı olan avukat Cengiz Bayram, malpraktis davalarında yaşanan sorunlara ilişkin Diken’den Mesude Demir’e değerlendirmelerde bulundu.
Bayram, özellikle yüksek tazminat taleplerinin hekimler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, tazminatlara üst limit getirilmesi gerektiğini savundu.
15 YAŞINDAKİ ÇOCUK İÇİN 50 MİLYON DOLARLIK DAVA
50 milyon dolarlık tazminat talebine konu olan olayın, geçtiğimiz yıl İstanbul’daki özel bir hastanede yaşandığı aktarıldı.
Karın ağrısı şikâyetiyle hastaneye götürülen 15 yaşındaki çocuk, pediatri uzmanı tarafından muayene edildi. Çocuğun ayağında uyuşma ve hissizlik tespit edilmesi üzerine pediatri uzmanı nöroloji uzmanının da hastayı değerlendirmesini istedi.
Ailenin başka bir hastaneye nakil talebi sonrasında süreç devam ederken, çocukta omurilik çevresinde oluşan kan pıhtısının sinirlere baskı yapması sonucu kalıcı felç meydana geldi.
Aile, çocuklarının tedavisi için yurt dışına götürülmesinin ardından hastane ve hekim hakkında dava açtı.
“TAZMİNATLARA MUTLAKA ÜST LİMİT GETİRİLMELİ”
Hekimlerin son yıllarda ekonomik, özlük hakları ve hukuki riskler açısından ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Bayram, özellikle özel sektörde çalışan hekimlerin yüksek tazminat riskleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Bayram, malpraktis davalarında hekimin kusur oranının dikkate alınması gerektiğini savunarak, “Bir kamyon şoförü kazada kusurun belirli bir oranına sahipse zararın da o orandaki kısmından sorumlu oluyor. Hekimlikte ise hekimin hatanın tamamından sorumlu tutulduğu durumlar ortaya çıkabiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Bayram ayrıca, “50 milyon dolarlık dava olmaz” diyerek tazminat taleplerine yasal bir üst sınır getirilmesi gerektiğini vurguladı.
MALPRAKTİS DAVALARINDA MAHKEME SİSTEMİ TARTIŞMASI
Bayram, sağlık davalarının 2014 yılında yapılan düzenlemeyle Tüketici Mahkemelerine taşınmasının da yüksek tazminat taleplerini artırdığını öne sürdü.
Davaların yeniden Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini savunan Bayram, yüksek miktarlı tazminat taleplerinin zaman içerisinde hekimlere yönelik dava sayısını artırdığını ifade etti.
“YOĞUNLUKTA CİDDİ HASTALAR KAYBOLUYOR”
Türkiye’de sağlık hizmetlerine başvuruların son yıllarda büyük ölçüde arttığına dikkat çeken Bayram, hekimlerin yoğun hasta yükü altında çalışmasının tanı ve tedavi süreçlerini zorlaştırdığını söyledi.
Bayram, özellikle acil servisler, kadın hastalıkları ve doğum ile pediatri alanlarının malpraktis davalarında öne çıktığını belirtti.
Acil servislerde yoğunluk nedeniyle teşhis hatalarıyla ilgili davaların sık görüldüğünü ifade eden Bayram, kadın doğum ve pediatri uzmanlarının da yüksek hukuki risk taşıyan branşlarda çalıştığını dile getirdi.
“HEKİMLİK SON DERECE RİSKLİ BİR MESLEK”
Tıp fakültelerinin sayısındaki artış ve bazı uzmanlık alanlarının tercih edilmemesi konusunda da değerlendirmelerde bulunan Bayram, özellikle pediatri, kadın doğum, kalp ve damar cerrahisi ile çocuk cerrahisi gibi alanlarda hekimlerin hukuki ve mesleki risklerden dolayı zorlandığını söyledi.
Bayram, hekimlerin iyi yetişmesinde deneyimli uzmanlarla çalışma ve usta-çırak ilişkisinin önemine dikkat çekti.
BİLİRKİŞİ RAPORLARI DA TARTIŞMA KONUSU
Malpraktis davalarında bilirkişi ve adli mütalaaların da önemli bir sorun olduğunu belirten Bayram, davanın konusuyla ilgili birden fazla uzman hekimin bilirkişi kurulunda yer alması gerektiğini savundu.
Özellikle uzmanlık gerektiren davalarda değerlendirmelerin daha geniş ve branşa uygun kurullar tarafından yapılması gerektiğini ifade eden Bayram, bu alanda da düzenleme yapılması çağrısında bulundu.
HEKİMLER İÇİN FON ÖNERİSİ
Bayram, daha önce malpraktis davaları konusunda 13 maddelik bir rapor hazırlayarak ilgili makamlara sunduklarını da belirtti.
Önerileri arasında hekimlerin doğrudan davalı olmaması, sağlık alanında bir fon oluşturulması ve tazminatların bu fondan karşılanması yer alıyor.
Bayram, sağlık hizmetlerinden küçük bir payın bu fona aktarılmasıyla ciddi bir kaynak oluşturulabileceğini savunarak, malpraktis davalarında hem hastaların haklarının korunması hem de hekimlerin aşırı tazminat yüküyle karşı karşıya kalmaması gerektiğini söyledi.
Kaynak: Diken – Mesude Demir
