Arama

BASKIN SEÇİM KARARI İKTİDARIN ELİNDE Mİ, SİYASETİN DENGELERİNDE Mİ?

18/05/2026 10:59 | Son Güncelleme : 18/05/2026 12:46 | Müslüm OKATAN


BASKIN SEÇİM KARARI İKTİDARIN ELİNDE Mİ, SİYASETİN DENGELERİNDE Mİ?

 

 

Ankara siyasetinin en sıcak gündemi şu sıralar "baskın seçim" iddiaları. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan'ın "iktidar sonbaharda baskın seçime gidecek" iddiası baskın seçim tartışmalarını alevlendirdi.Edindiğimiz kulis bilgilerine göre Ak Parti ve Cumhurbaşkanı böyle bir erken seçime yada baskın seçime en azından 2026’da olumlu bakmıyor ...

Siyaset gündeminde son dönemin en çok tartışılan başlıklarından biri “seçim” meselesi. Muhalefetin ısrarla seçim çağrısı yapması ile iktidarın bu çağrılara temkinli ve mesafeli yaklaşması, aslında iki farklı siyasi okumanın çatışmasından kaynaklanıyor.

 Siyasi istikrara dikkat çeken kurmaylar, seçimlerin zamanında yapılacağını bildirdi.

Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafya, son yılların en kırılgan dönemlerinden birini yaşıyor. Yanı başımızda Ukrayna savaşı tüm şiddetiyle sürerken, İran eksenli gerilimler bölgeyi sürekli sıcak tutuyor. Suriye’de ise kalıcı bir istikrar hâlâ sağlanabilmiş değil; belirsizlikler, hem güvenlik hem de göç başlığı üzerinden Türkiye’yi doğrudan etkiliyor.

Böylesi bir tablo içinde “seçim tartışmaları”nın siyasetin doğal bir parçası olduğu söylenebilir. Ancak bazı dönemler vardır ki, iç siyasetin ritmi dış dünyanın sert gerçekleriyle çakışır. Bugün de o dönemlerden biri yaşanıyor.

Meclis kulislerinde son günlerde dikkat çeken bir hareketlilik yaşanıyor. Artan temas trafiği, farklı siyasi aktörler arasındaki görüş alışverişi ve parti yönetimlerinin peş peşe gerçekleştirdiği kapalı toplantılar, Ankara’da siyasi atmosferin yeniden ısındığını gösteriyor.

İktidar cephesinde ise sürecin “erken seçim” olarak değil, şartların olgunlaşmasına bağlı bir “takvim revizyonu” şeklinde değerlendirildiği iddiaları konuşuluyor.

Parlamentoda AK PARTİ-MHP-HÜDAPAR ve DSP'den oluşan "Cumhur İttifakı'nın sandalye sayısı 326, ancak TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un oy hakkı bulunmuyor. Seçim kararı için üye tamsayısının beşte üçü olan 360 oya ihtiyaç duyulduğu için muhalefetten en az 34 milletvekilin seçim kararına destek vermesi gerekiyor.

Baskın seçim tartışmasının özünde ise tek bir gerçek vardır: Siyasette kararlar sadece alınmaz, aynı zamanda olgunlaşır.

Bu nedenle baskın seçim meselesi, “kim karar verir” sorusundan çok “hangi şartlar kararı dayatır” sorusuyla birlikte okunmalıdır. Türkiye siyaseti de bu denge üzerinden yol almaya devam etmektedir.

 

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.